COP31, Türkiye'nin elektrikli ulaşım teknolojilerini dünyaya tanıtma fırsatı sağlayacak
Emobilite Operatörleri Derneği Başkanı Somalı, COP31'in Türkiye'nin elektrikli ulaşım dönüşümünü hızlandıracağını ve yerli teknoloji kapasitesini dünyaya göstereceğini belirtti.
UHABERHaber Merkezi
5 Kasım 2026 Perşembe 2 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- Türkiye'de eylül itibarıyla elektrikli araç sayısı 491 bini aştı.
- Ticari şarj soketi sayısı 48 bin seviyesini geride bıraktı.
- Ulaşımın elektrifikasyonu yenilenebilir enerji ve akıllı şarj yatırımlarıyla ilerlemeli.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) iklim hedeflerini somut yatırımlara, uluslararası işbirliklerine ve uygulanabilir politikalara dönüştürmesinin önemine işaret eden Emobilite Operatörleri Derneği Başkanı Somalı, hedefin yalnızca daha fazla elektrikli araç değil, yenilenebilir enerjiyle daha fazla kilometre yapılması olması gerektiğini vurguladı.
Türkiye'nin elektrikli ulaşım alanındaki potansiyelinin güçlü olduğunu belirten Somalı, Türkiye'de eylül itibarıyla elektrikli araç sayısının 491 bini, ticari şarj soketi sayısının ise 48 bini aştığını bildirdi.
Şarj altyapısı ve sürdürülebilirlik
Önceliğin yalnızca soket sayısını artırmak olmadığını ifade eden Somalı, farklı kullanım alanlarının ihtiyaçlarına yanıt veren, erişilebilir, güvenilir ve ekonomik açıdan sürdürülebilir bir şarj altyapısı oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Elektrikli araçların çevresel katkısının değerlendirilirken yalnızca egzoz emisyonlarına değil, üretimden kullanılan elektriğe kadar tüm yaşam döngüsüne bakılması gerektiğini aktaran Somalı, ulaşımın elektrifikasyonunun yenilenebilir enerji ve akıllı şarj yatırımlarıyla birlikte ilerlemesi gerektiğini kaydetti.
Toplu taşıma ve akıllı sistemler
Elektrikli otobüs, minibüs, motosiklet ve mikromobilite araçlarının yaygınlaşması için ilk yatırım maliyetlerinin düşürülmesi, uygun altyapının kurulması ve işletme sürekliliğinin sağlanması gerektiğini söyleyen Somalı; uzun vadeli kredi, vergi avantajı, yatırım destekleri ve yerel yönetimlerin katkısının dönüşümü hızlandıracağını ifade etti.
Güneş ve rüzgar kaynaklarından üretilen elektrik enerjisinin yüksek olduğu saatlerde şarj talebini artırabilen akıllı sistemlerin önemine işaret eden Somalı, COP31'in temiz enerji ve şarj teknolojilerinde uluslararası işbirliklerinin önünü açabileceğini sözlerine ekledi.