İstanbul surlarındaki Eğrikapı ilk kuşatmanın izlerini taşıyor
Tarih boyunca çok sayıda savaşa tanıklık eden Eğrikapı, 7. yüzyıldaki ilk Arap kuşatmasında şehit düşen sahabelerin kabirleri ve tarihi yapılarıyla öne çıkıyor.
UHABERHaber Merkezi
9 Ekim 2026 Cuma 2 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- Doğu Roma döneminde çizmeciler bölgesi olan Eğrikapı, savunmanın en zayıf noktalarından biriydi.
- İlk Arap kuşatmasında şehit düşen Ebu Eyyub el-Ensari ve çok sayıda sahabenin izleri burada bulunuyor.
- Bölgede Osmanlı dönemine ait Mimar Sinan'ın son eseri Kazasker İvaz Efendi Camisi de yer alıyor.
Haliç ile Kara Surları'nın birleştiği noktada yer alan Eğrikapı, İstanbul'un tarihi savunma hatlarının en dikkat çekici merkezlerinden biri olma özelliğini koruyor. Doğu Roma döneminde "Porta Kaligaria" adıyla bilinen bölge, adını o dönem askerlerin giydiği "kaliga" isimli çizmelerin üretildiği imalathanelerden alıyordu. Tarih boyunca 32 kez kuşatılan şehrin Haliç'e uzanan bu bölümü, özellikle Geç Bizans döneminde surların savunma açısından en zayıf halkası olarak öne çıktı.
İlk Arap Kuşatması ve Sahabe Kabirleri
Eğrikapı'nın tarihinde dönüm noktalarından biri Emeviler döneminde gerçekleştirilen ilk Arap kuşatması oldu. Hazreti Muhammed'in müjdesine nail olmak isteyen askerlerle birlikte 90 yaşındaki Ebu Eyyub el-Ensari de bu kuşatmaya katıldı. Edinilen bilgiye göre, çatışmalar sırasında şehit düşen Ebu Eyyub el-Ensari'nin cenazesi surlara en yakın noktaya kadar taşınarak burada bırakıldı. Karşılıklı müzakerelerin ardından zarar verilmesi engellenen naaş, daha sonra günümüzdeki kabrine nakledildi.
Günümüzde kapının çevresinde yer alan mezarlıklar, o dönemde yaşanan çetin çatışmaların izlerini taşımaya devam ediyor. Kapının hemen yanı başında Hazreti Şube, Ebu Şeybe el-Hudri ve Ebu Sadık gibi önde gelen isimlerin kabirleri yer alıyor. İlk saldırılarda verilen ağır kayıplar ve yaşanan büyük çarpışmalar, bölgenin tarihi önemini pekiştiriyor.
Osmanlı Dönemi İskanı ve Mimari Eserler
Eğrikapı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de stratejik ve kültürel değerini sürdürdü. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde yer alan bilgilere göre bölgeyi canlandırmak amacıyla Isparta'nın Eğirdir kasabasından getirilen nüfus buraya yerleştirildi. Farklı inançlara ait kilise ve sinagogların yanı sıra Doğu Roma dönemi Blaherne Sarayı ile Anemas Zindanları da sur çevresindeki tarihi dokuyu oluşturuyor.
İstanbul'un fethi sırasında Manuel Komnenos'un Blaherne Sarayı bölgesindeki sur kademesini teke düşürmüş olması, buranın fetihteki en hızlı düşen noktalardan biri olmasına yol açtı. Fethin ardından imar edilen bölgede, Mimar Sinan'ın son eseri kabul edilen Kazasker İvaz Efendi Camisi de inşa edilerek tarihi yarımadanın önemli simgelerinden biri haline geldi.