Beçin Antik Kenti'ndeki Kızılhan restore edilerek sosyal bilimlere hizmet edecek
Muğla'nın Milas ilçesindeki Beçin Antik Kenti'nde yer alan tarihi Kızılhan, restorasyon çalışmalarının ardından yaz okulu, konferans ve sempozyumlara ev sahipliği yapacak.
UHABERHaber Merkezi
12 Ekim 2026 Pazartesi 1 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- 14. veya 15. yüzyıldan kalan Kızılhan, restorasyon sonrasında sosyal bilimler merkezi olarak kullanılacak.
- Yapı, tek avlulu ve iki katlı mimarisiyle Anadolu'daki tek örnek olma özelliğini taşıyor.
- Restorasyonda yapının kendi orijinal taş ve tuğla malzemeleri kullanılıyor.
Muğla'nın Milas ilçesinde bulunan Beçin Antik Kenti'nde tarihi mirası koruma ve gelecek nesillere aktarma çalışmaları aralıksız devam ediyor. İç kalenin girişindeki 1 No'lu Anonim Türbe'de restorasyon tamamlanırken, medrese ve caminin karşısında yer alan tarihi Kızılhan'da ise onarım süreci tüm hızıyla sürüyor.
Menteşe Beyliği döneminde, 14. veya 15. yüzyılda inşa edildiği belirtilen Kızılhan, Türk mimarisinde oldukça özel bir yere sahip. Tek avlulu ve iki katlı yapısıyla Anadolu'da bu özellikleri bir arada barındıran tek örnek olan anıtsal yapı, eşsiz mimari nitelikleriyle dikkat çekiyor.
Orijinal Malzemelerle Sağlamlaştırma Yapılıyor
Zamanla üst kattaki kubbeleri ve alt kattaki tonozları çöken tarihi yapının, yürütülen çalışmalarla duvarları, tonozları ve kubbeleri onarılıyor. Restorasyon sürecinde yapının özgün dokusunu korumak adına büyük oranda antik kent alanında dağınık halde bulunan orijinal taş ve tuğlalar kullanılıyor.
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının destekleriyle yürütülen projenin, önümüzdeki yılın başlarında tamamlanması hedefleniyor.
Sosyal Bilimler Alanında Kullanılacak
Restorasyonun ardından tarihi yapının sadece korunması değil, aktif bir yaşam alanı haline getirilmesi planlanıyor. Tamamlanan çalışmaların ardından Kızılhan'ın sosyal bilimler alanında yaz okullarına, bilimsel konferanslara ve sempozyumlara ev sahipliği yapması hedefleniyor. Böylece Türk arkeolojisi ve mimarisi açısından büyük önem taşıyan eser canlı bir kültür merkezine dönüştürülecek.