Hürmüz Boğazı'ndaki 7 internet kablosu dijital riskleri artırdı
İran'ın denizaltı internet altyapısını ve küresel teknoloji devlerini hedef alan açıklamaları, Hürmüz Boğazı'ndaki 7 kritik fiber optik hattı ve bölgenin dijital kırılganlığını gündeme taşıdı.
UHABERHaber Merkezi
20 Ekim 2026 Salı 2 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- Küresel veri trafiğinin yüzde 97'sinden fazlası deniz tabanındaki kablolarla taşınıyor.
- Hürmüz Boğazı'ndaki hatlar Körfez ülkelerinin dış dünya ile dijital bağını sağlıyor.
- Uzmanlar kablo kesilmesinden ziyade bakım süreçlerinin aksamasından endişe ediyor.
Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının yapıldığı Hürmüz Boğazı, İran'ın denizaltı internet altyapısını ve küresel teknoloji şirketlerini hedef alan açıklamalarıyla dijital gerilim hattına dönüştü. Boğaz tabanındaki fiber optik hatlar, Körfez ülkelerinin internet erişiminin yanı sıra finansal işlemleri ve lojistik veri ağlarını da etkiliyor.
Stratejik Denizaltı Kabloları ve Önemi
İnternetin tamamen kablosuz ağlar ve uydulardan ibaret olduğu algısının aksine, küresel veri trafiğinin yüzde 97'sinden fazlası deniz tabanına serilen fiziksel kablolarla taşınıyor. Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi ekseninde FALCON, AAE-1, GBI, Tata TGN-Gulf, SMW5, 2Africa ve Oman-Iran olmak üzere en az 7 ana sistem bulunuyor. Bu hatlar, Asya ile Avrupa arasındaki veri akışında ve Körfez ülkelerinin küresel ağa bağlanmasında kritik rol oynuyor.
Körfez ülkeleri son yıllarda veri merkezleri ve yapay zeka üsleri kurarken, dış dünya ile internet bağlantısının yüzde 90'ından fazlası doğrudan Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'in altındaki hatlara bağımlı kalıyor. Olası bir kesinti Dubai, Abu Dabi ve Doha merkezli finans piyasalarında işlemlerin durmasına ve günlük yüz milyonlarca dolarlık kayıplara yol açabiliyor.
İran'ın Altyapı Avantajı ve Uzman Görüşleri
İran, komşularına kıyasla daha korunaklı bir altyapı avantajına sahip bulunuyor. Tahran yönetiminin internet trafiğinin yüzde 60 ila 70'i Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan üzerinden gelen karasal fiber optik şebekelerle karşılanıyor. Bu durum, Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek bir kesintinin İran'a kıyasla komşu ülkelere daha yıkıcı bir ekonomik fatura çıkaracağını gösteriyor.
Bakım Süreçlerindeki Riskler
Sektör temsilcileri bölgedeki en somut tehlikenin kabloların bizzat kesilmesinden ziyade tamir sürecinin felç edilmesi ihtimalinde yattığını belirtiyor. Bölgede görev yapan bakım gemilerinin hedef alınması veya güvenlik riskleri nedeniyle bölgeye girememesi, normalde birkaç günde giderilebilecek arızaları aylarca süren kalıcı krizlere dönüştürebiliyor.