Yapay zeka ve otonom silahların hukuki sorumluluğu: Tehlike büyük
Katil Robotları Durdurun Kampanyası Başkanı Peter Asaro, yapay zeka destekli otonom silahların insan denetimi olmadan kullanılmasının trajik sonuçlara yol açabileceğini belirtti.
UHABERHaber Merkezi
8 Kasım 2026 Pazar 2 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- Otonom sistemlerin hukuki sorumluluğu sivil ve askeri alana göre değişiklik gösteriyor.
- Askeri alanda denetlenmeyen otonom sistemler son derece tehlikelidir.
- Minab'daki ilkokul saldırısında insan denetiminin eksikliği facia yarattı.
- Uluslararası alanda otonom silahların yasaklanması için çalışmalar sürüyor.
Son dönemde askeri alanda sıklıkla tartışılan otonom silah sistemleri ve yapay zeka kullanımı, siviller üzerindeki riskleriyle gündemde kalmaya devam ediyor. Bu kapsamda yapılan değerlendirmelerde, yapay zeka hatası veya otonom kararlar nedeniyle yaşanan ölümlerin hukuki boyutları da ele alınıyor.
Hukuki Sorumluluk ve Uluslararası Kurallar
Olayların sivil ya da askeri nitelikte olması hukuki açıdan farklılık taşıyor. Sivil robot veya yapay zeka kaynaklı durumlarda iç hukuk ile ürün sorumluluğu kuralları geçerli olurken, silahlı çatışmalarda uluslararası insancıl hukuk ve Cenevre Sözleşmeleri uygulanıyor. Devletler güç kullanımı sonucunda sorumlu tutulurken, savaş suçu işleyen askerler için suç kastının kanıtlanması gerekiyor.
Ancak karar alma süreci tam olarak anlaşılamayan otonom sistemlerde operatörleri sorumlu tutmanın oldukça zor olduğu ifade ediliyor. Bu durumun askeri alanda hesap verilemeyen kararlar alınmasına yol açtığı ve son derece tehlikeli olduğu vurgulanıyor.
Siviller Üzerindeki Etkiler ve Trajik Sonuçlar
Yapay zekanın hedef listelerini artırmasıyla birlikte sivillerin büyük zarar gördüğü belirtiliyor. ABD ordusunun hedef listeleri oluşturmak için yapay zeka kullandığı ve Minab'daki bir ilkokula yönelik saldırıda insan denetimi yapılmadığı için 150'den fazla çocuğun hayatını kaybettiği aktarıldı.
Uluslararası Düzenleme Arayışları
Otonom silahların yasaklanması ve denetim altına alınması amacıyla uluslararası anlaşmalar yapılması için uzun süredir çalışmalar yürütülüyor. Birleşmiş Milletler bünyesindeki tartışmaların yanı sıra yeni anlaşma protokolleri için müzakere yetkisi oylanması beklenirken, sivil toplum kuruluşları bu konuda küresel çapta farkındalık oluşturmaya gayret ediyor.