Uzmanlardan 15 yaş altı sosyal medya kısıtlamasına dijital güvenlik ve denetim vurgusu
15 yaş altı sosyal medya düzenlemesinin başarıya ulaşması için yaş sınırının yanı sıra dijital okuryazarlığın artırılması ve aile ile okulların iş birliği yapması gerektiği vurgulandı.
UHABERHaber Merkezi
16 Ekim 2026 Cuma 2 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı yönetmeliğiyle 15 yaş altının sosyal medyaya erişimi kısıtlanıyor.
- Yaş doğrulama süreçlerinde kişisel verilerin korunması ve asgari bilgi paylaşımı önem taşıyor.
- Yalnızca yasal düzenleme değil, ailelerin ve okulların dijital okuryazarlığı da belirleyici olacak.
15 Yaş Altına Sosyal Medya Kısıtlaması Geliyor
Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik kapsamında, sosyal ağ sağlayıcılarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunması engellenecek. Uzmanlar, söz konusu düzenlemenin çocukların dijital güvenliği açısından kritik bir adım olduğunu ifade ederken, uygulamanın başarısı için çeşitli faktörlerin birlikte yürütülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Edinilen bilgiye göre çocukların dijital dünyada yalnızca uygunsuz içeriklerle değil; siber zorbalık, veri hırsızlığı, dolandırıcılık ve şantaj gibi risklerle karşı karşıya kaldığı belirtiliyor. Özellikle gelişen yapay zeka teknolojilerinin bu tehditleri daha inandırıcı hale getirdiği, çocuklara ait basit fotoğrafların bile kötü niyetli girişimlerde kullanılabildiği vurgulanıyor.
Kişisel Verilerin Korunması ve Dolandırıcılık Uyarısı
Düzenleme sürecinde yaş doğrulama adımlarının büyük önem taşıdığı kaydedildi. Çocukların korunması amacıyla oluşturulacak sistemlerin aşırı veri toplanmasına yol açmaması, platformlara yalnızca yaş şartının sağlanıp sağlanmadığına dair minimum verinin iletilmesi gerektiği aktarıldı. Geçiş döneminde ise doğrulama mesajı süsü verilmiş sahte bağlantılara ve dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olunması tavsiye edildi.
Uzmanlar, yaş sınırının etkili sonuç vermesi için sosyal medya platformlarının yanı sıra çevrim içi oyunlar ve mesajlaşma uygulamalarında da güvenlik önlemlerinin artırılmasını öneriyor. Platformların varsayılan güvenlik ayarlarını devreye alması ve hızlı şikayet mekanizmaları kurması gerektiği belirtiliyor.
Ebeveynlerin ve Okulların Rolü Belirleyici
Yasal düzenlemelerin tek başına yeterli olamayacağına işaret eden uzmanlar, aile içi açık iletişimin ve güven ilişkisinin önemini vurguluyor. Çocukların bir sorunla karşılaştıklarında ceza korkusu duymadan ebeveynlerine başvurabilmelerinin en güçlü koruma mekanizmalarından biri olduğu ifade ediliyor.
Yeşilay yetkilileri de yoğun sosyal medya kullanımının çocuklarda dikkat problemlerine, zayıflayan akran ilişkilerine ve bağımlılık riskine yol açtığını belirterek düzenlemeyi desteklediklerini kaydetti. Sürecin başarıya ulaşması için okullarda bilinçli teknoloji kullanımının öğretilmesi, ebeveynlerin dijital okuryazarlığının desteklenmesi ve platformların şeffaf denetim raporları sunması gerektiği altı çizildi.