Şehirler kuraklık ve sel riskine aynı anda hazırlanmalı
Prof. Dr. Tağıl, şehirlerin iklim değişikliğiyle artan kuraklık ve ani sel tehditlerine karşı eş zamanlı olarak hazırlanması gerektiğine dikkat çekti.
UHABERHaber Merkezi
20 Ekim 2026 Salı 1 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- Uzun dönemli kuraklık baskısı toprak nemini ve yer altı kaynaklarını olumsuz etkiliyor.
- Mevsimlik yağışların normalin üzerinde olması kuraklığın bittiği anlamına gelmiyor.
- Şehirlerde yağmur suyu hasadı yaygınlaştırılmalı ve şebeke kayıpları azaltılmalı.
- Betonlaşmış yüzeyler yoğun yağışların sel dönüşme riskini artırıyor.
Bölgenin uzun dönemli kuraklık baskısı altında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tağıl, yağışların beklenen düzeyde gerçekleşmemesinin toprak neminin azalmasına, tarımsal üretimin zorlaşmasına ve yer altı suyu kaynakları üzerindeki baskının artmasına neden olduğunu anlattı.
Kuraklık ve Su Yönetimi
Prof. Dr. Tağıl, Ege'nin her yerinde kuraklığın aynı şiddette yaşanmadığını, özellikle Kuzey Ege'de uzun süredir devam eden kuraklık baskısının dikkati çektiğini, kıyı ve iç kesimler arasında yağış ve su kaynakları bakımından farklılıklar bulunduğunu kaydetti.
Gelecek dönemin yağışlı geçeceğine yönelik tahminlerin su kaynaklarının toparlanması için tek başına yeterli olmadığını dile getiren Tağıl, mevsimlik yağış miktarının normallerin üzerinde olmasının su kaynaklarının yeterince besleneceğini veya kuraklığın sona ereceğini garanti etmediğini vurguladı.
Kentler ve Yağış Riskleri
Kent ölçeğinde acil su yönetimi adımlarının atılması gerektiğini belirten Tağıl, iklim değişikliği açısından asıl dikkati çekici noktanın yağışın zamanlaması, şiddeti ve mekansal dağılımı olduğunu ifade etti.
Tağıl, değişen iklim koşullarında kuraklık ve aşırı yağış risklerini birlikte değerlendirmenin zorunluluk haline geldiğini belirterek, suyun toprağa sızmasının sağlanması ve şebeke kayıplarının azaltılması gerektiğini dile getirdi.