Numan Kurtulmuş: Terörsüz Türkiye süreci diyalogla çözümü ortaya koymuştur
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinde farklı siyasi partilerin ortak noktada buluştuğunu belirterek, diyalogla en zor meselelerin çözülebileceğini vurguladı.
UHABERHaber Merkezi
9 Ekim 2026 Cuma 2 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- Terörün ülkeye maliyetinin en az 2 trilyon dolar olduğu ifade edildi.
- Milli Dayanışma Komisyonu raporu 47 oyla kabul edildi.
- İlgili yasa TBMM'de 467 milletvekilinin desteğiyle yasalaştı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Selçuk Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Terörsüz Türkiye sürecine ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin yaklaşık 50 yılına mal olan ve ekonomik olarak en az 2 trilyon dolarlık maliyet çıkaran terör belasından kurtulmak için kararlı adımlar atıldığını belirtti.
Devlet aklı ile millet vicdanının bir araya gelmesiyle sorunun çözümü yolunda önemli mesafeler katedildiğini dile getiren Kurtulmuş, iç kaleyi tahkim etmenin milli bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Türkiye'nin bölgesel bir güç ve küresel bir aktör olma yolunda iç çekişmelerle kaybedecek vaktinin bulunmadığına dikkat çekildi.
Siyasi Partilerin Ortak İradesi
TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarına değinen Kurtulmuş, 50 kişilik komisyonda 47 üyenin oyuyla raporun kabul edilmesinin Türk demokrasisi açısından tarihi bir örnek oluşturduğunu kaydetti. Sürece ilişkin yasa tasarısının da 467 milletvekilinin oyuyla Meclis'ten geçtiği hatırlatıldı.
Edinilen bilgiye göre, farklı siyasi görüşlerin aynı paydada buluşmasının büyük bir olgunluk göstergesi olduğunu aktaran Kurtulmuş, diyalog ve müzakere kültürünün en zor sorunları dahi çözebileceğini vurguladı.
Bölgesel Barış ve Birlik Vurgusu
İsrail'in bölgedeki yayılmacı politikalarına da tepki gösteren Kurtulmuş, coğrafyadaki halkların kendi topraklarının asli sahibi olduğunu söyledi. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonunun, geçmişte ayrıştırılan halkları yeniden ortak hedeflerde birleştirmeyi amaçladığı ifade edildi.
Sürecin başarıyla tamamlanması için ayrıştırıcı ve ayrımcı dilden uzak durulması gerektiği belirtilerek, yeni dönemin kardeşlik, birlik ve barış dönemi olacağı vurgulandı.