COP31'e Doğru İklim ve Enerjinin Geleceği Paneli Düzenlendi
Düzenlenen panelde uzmanlar, küresel enerji dönüşümünü, Türkiye'nin iklim politikalarını ve COP31 sürecinde üstleneceği kritik rolü değerlendirdi.
UHABERHaber Merkezi
9 Ekim 2026 Cuma 2 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- Fosil yakıtlara dayalı sistemlerin kırılganlığı son gelişmelerle net şekilde görüldü.
- Türkiye için kömürden kademeli çıkışın 10 yıllık planla mümkün olabileceği belirtildi.
- Temiz enerjinin ekonominin tüm alanlarına yayılması gerekliliğine dikkat çekildi.
Gelecekteki iklim ve enerji stratejilerinin masaya yatırıldığı 'COP31'e Doğru İklim ve Enerjinin Geleceği' paneli gerçekleştirildi. Etkinlikte uzman isimler, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin enerji güvenliği üzerindeki etkilerini ve Türkiye'nin bu süreçte üstlenebileceği rolü kapsamlı şekilde ele aldı.
Fosil Yakıtlardan Kademeli Çıkış Vurgusu
Panelde söz alan uzmanlar, Rusya-Ukrayna savaşı ve son dönemdeki jeopolitik krizlerin enerji konusunu küresel siyasetin merkezine taşıdığını ifade etti. Fosil yakıtlara dayalı sistemlerin kırılganlığının daha belirgin hale geldiği belirtilirken, net sıfır emisyon hedeflerinin sadece iklim değil, doğrudan enerji güvenliği açısından da kritik önem taşıdığı kaydedildi.
Edinilen bilgiye göre Türkiye'nin iklim diplomasisindeki liderliğinin ulusal politikalarla desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Doğrudan fosil yakıtlardan uzaklaşma hedefinin koyulmasının önemine değinilerek, kömürden çıkışın yaklaşık 10 yıllık öngörülebilir bir takvim dahilinde planlanabileceği dile getirildi.
Elektrifikasyon ve Enerji Verimliliği
Enerji dönüşümünün merkezinde elektrifikasyonun yer aldığını belirten konuşmacılar; ulaştırma, binalar ve sanayi gibi sektörlerde elektrik kullanımının yaygınlaşmasının emisyonları azaltmada büyük fırsatlar sunduğuna dikkati çekti. Artan enerji talebini karşılamak için yalnızca üretim kapasitesini artırmanın yeterli olmadığı, enerji verimliliğinin de temel bir unsur olarak süreçte yer alması gerektiği aktarıldı.
Şebeke Modernizasyonu ve Dijitalleşme
Temiz enerjinin tüm ekonomiye yayılmasının yeni dönemin ana odak noktası olduğu ifade edildi. Yenilenebilir enerji kapasitesini artırmanın yanı sıra elektrik şebekelerinin modernize edilmesi, esnekliğinin artırılması ve dijitalleştirilmesinin şart olduğu kaydedildi. Enerji depolama, akıllı şarj ve dijital teknolojilerin ön plana çıktığı süreçte, belirlenecek hedeflerin somut ve yatırım yapılabilir projelere dönüştürülmesinin önemi altı çizilerek belirtildi.