COP31'in Antalya turizmine katkısının 2027'de sürmesi bekleniyor
Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Kavaloğlu, COP31'in Antalya'nın turizm ve kongre potansiyeline önemli katkı sunacağını belirtti.
UHABERHaber Merkezi
31 Ekim 2026 Cumartesi 1 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- Konferans kapsamında yurt dışından 70-80 bin katılımcı bekleniyor.
- Organizasyon, kentin büyük ölçekli etkinlik kapasitesini kanıtlayacak.
- Etkinliğin turizm sektörüne katkısının önümüzdeki yıllarda sürmesi öngörülüyor.
Dünyanın en önemli organizasyonları arasında yer alan COP31 yaklaşırken Antalyalı turizmcilerin heyecanının arttığı bildirildi. Edinilen bilgiye göre, konferans kapsamında kente yurt dışından 70 ila 80 bin katılımcının gelmesi bekleniyor.
Antalya'nın bu büyüklükteki uluslararası organizasyonları ağırlayabilecek güçlü bir konaklama ve turizm altyapısına sahip olduğu vurgulandı. Zirve için EXPO alanı ve kentin altyapısına yönelik kapsamlı çalışmaların yürütüldüğü kaydedildi.
Turizmde Yeni Kongrelerin Önü Açılacak
Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalara dikkat çekilirken, COP31'in Antalya'nın büyük ölçekli konferansları gerçekleştirebilecek kapasitesini uluslararası alanda tescil edeceği ifade edildi. Bu büyük buluşmanın ardından kentin gelecekte çok daha ciddi kongrelere ev sahipliği yapma şansı yakalayacağı aktarıldı.
Organizasyonun uluslararası alanda çok önemli bir tanıtım fırsatı oluşturacağı dile getirildi. Bu süreçle birlikte Antalya'nın gelecekteki uluslararası toplantılar için de güçlü bir tercih sebebi olmasının önünün açılacağı kaydedildi.
Etkileri 2027 ve Sonrasına Yansıyacak
Sektör temsilcileri tarafından yapılan değerlendirmelerde, organizasyonun turizm sektörüne katkısının yalnızca etkinlikle sınırlı kalmayacağının altı çizildi. Ülkede gerçekleştirilen her olumlu etkinliğin 2027 yılına ve önümüzdeki döneme doğrudan yansıyacağı, COP31'in de bunun en güzel örneklerinden biri olacağı ifade edildi.
Antalya'nın uluslararası turizm hareketliliği bakımından stratejik bir konumda bulunduğu belirtilerek, bölgedeki tüm zorluklara rağmen sektörün bu süreçlerle baş edebilecek deneyime ve dirayete sahip olduğu vurgulandı.