Yasa dışı yerleşimlerle ticareti durdurma çağrısı
Uluslararası sosyal adalet ağı CIDSE, İsrail'in yasa dışı yerleşimleriyle ticaretin sonlandırılması için Avrupa Birliğine eylem çağrısında bulundu. Komisyonun bu konudaki tepkisizliği sert bir dille eleştirildi.
UHABERHaber Merkezi
7 Ekim 2026 Çarşamba Güncelleme 2 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- İsrail'in yasa dışı yerleşimlerle ticaretine karşı AB'nin derhal harekete geçmesi isteniyor.
- AB Komisyonu Başkanının üye ülkelerdeki uzlaşmazlığı eylemsizlik için bahane ettiği savunuluyor.
- Ulusal çapta alınan ticaret yasağı kararlarının İsrail üzerinde etkili bir baskı oluşturduğu belirtiliyor.
- AB ile İsrail arasındaki anlaşmanın insan hakları ihlalleri nedeniyle askıya alınması talep ediliyor.
Uluslararası Katolik sosyal adalet kuruluşları ağı CIDSE, Avrupa Birliğine (AB) İsrail'in yasa dışı yerleşimleriyle yapılan ticaretin tamamen sonlandırılması için çağrıda bulundu. CIDSE'nin İsrail ve Filistin politikalarından sorumlu uzmanı Dorien Vanden Boer, edinilen bilgiye göre son dönemde sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yasa dışı ticaretin durdurulması konusuna ağırlık verdiklerini belirtti.
Bölgeden gelen güncel bilgilerin Gazze'deki insani krizin giderek daha da derinleştiğini gösterdiğini aktaran Vanden Boer, şiddetli saldırıların azalmasının sorunun bittiği anlamına gelmediğini vurguladı. İsrail'in asıl hedefinin Gazze'deki toprakları ele geçirerek Filistin halkını bölgeden sürmek olduğunu belirten uzman, Batı Şeria'da da halkı dar alanlara sıkıştırarak benzer bir yıldırma politikasının uygulandığına dikkati çekti.
AB Komisyonuna Eylemsizlik Tepkisi
Küresel jeopolitik değişimlerin İsrail'i cesaretlendirirken AB'yi zayıflattığını savunan Vanden Boer, Avrupa'nın savunma sanayisindeki dışa bağımlılığının insan hakları ihlallerine karşı sessiz kalınmasına yol açtığını ileri sürdü. Vanden Boer, yerleşimlerle ticaretin kesilmesi için AB Komisyonunun tek başına inisiyatif alabileceğini, ancak Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen'in üye devletler arasındaki görüş ayrılıklarını eylemsizliğine bir kılıf olarak kullandığını dile getirdi.
Özellikle Hollanda gibi ülkelerin kendi iç pazarlarında uyguladığı ulusal yasakların İsrail üzerinde ekonomik bir maliyet yarattığını hatırlatan Vanden Boer, yaş meyve ve sebze gibi tarım ürünlerinin en büyük alıcısı konumundaki Avrupa pazarının kapatılmasının çok daha caydırıcı olacağını ifade etti.
İnsan Hakları İçin Diplomatik Baskı Şart
Avrupa Birliği ile İsrail arasındaki Ortaklık Anlaşmasının içerdiği insan hakları maddesinin açıkça ihlal edildiğini ve bu anlaşmanın bütünüyle askıya alınması gerektiğini belirten Vanden Boer, siyasi engellere rağmen sivil toplumun adalet arayışından vazgeçmemesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesinin görevini yapabilmesi için AB korumasının şart olduğunu sözlerine ekleyen yetkili, Filistin krizinde sergilenen çifte standardın Avrupa'nın küresel itibarını ciddi ölçüde zedelediğini kaydetti.