Uzmandan açıklama: Urumiye Gölü kuraklığı Türkiye'yi etkilemez
Urumiye Gölü'ndeki kuraklığın hakim rüzgarlar nedeniyle Türkiye'yi olumsuz etkilemeyeceği bildirildi.
UHABERHaber Merkezi
23 Ekim 2026 Cuma 1 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- Hakim rüzgarlar batıdan esdiği için göldeki tuz taşınımı Türkiye'yi etkilemez.
- Gölün normal seviyesine ulaşması için 12 milyar metreküp suya ihtiyacı var.
- Aşırı baraj yapımı ve su kullanımı kuraklığın en önemli sebepleri arasında.
İran’da yer alan Urumiye Gölü’ndeki kuraklığın Türkiye’ye olumsuz bir etkisinin olmayacağı ifade edildi. Gölün Türkiye sınırına yakın olması doğudaki tarım arazileri için endişe yaratırken, uzmanlar bu endişenin yersiz olduğunu belirtti.
Batıdan Doğuya Esen Rüzgarlar Türkiye'yi Koruyor
Eski yetkili ve çevre aktivisti Muhammed Derviş, hakim rüzgarların batıdan doğuya doğru esmesi sebebiyle iklimsel değişikliklerin Türkiye'yi olumsuz etkilemeyeceğini kaydetti. Derviş, tuz tozunun Doğu Azerbaycan eyaletleri ile Erdebil ve Zencan taraflarını etkileyebileceğini vurguladı.
Bölgedeki kuraklık tehlikesinin Şebisten, Marağa, Bonab ve Zencan'a kadar yayılabileceğini belirten Derviş, bunun göçe yol açabileceğini, Tebriz'in hava kalitesini düşürebileceğini ve hastalıkları artırarak tedavi maliyetlerini yükseltebileceğini aktardı.
Gölün Canlanması İçin Su Takviyesi Gerekiyor
Urumiye Gölü'nün normal seviyesine gelmesi için 12 milyar metreküp suya ihtiyaç duyduğunu söyleyen Derviş, halihazırda gölde 4 milyar metreküp su bulunduğunu ve bunun son on yılın en iyi seviyesi olduğunu ifade etti. Son yıllardaki yağışların gölün ölümünü bir süre ertelediğini dile getiren Derviş, içme suyu ihtiyacı karşılandıktan sonra göle 3-4 milyar metreküp su verilmesi gerektiğini belirtti.
Aşırı su kullanımı ve göle dökülen nehirler üzerine inşa edilen barajların kurumadaki temel etkenler olduğuna dikkat çekildi. Ayrıca, Şehit Kelanateri Köprüsü'nün standartlara uymayarak suyun akışını kestiği ve tortulanmayı artırarak kurumayı hızlandırdığı kaydedildi. Çözüm için önerilen planların ise çiftçilerin ve milletvekillerinin baskıları nedeniyle hayata geçirilemediği ifade edildi.