Tunus'ta sendikalar kriz ve siyasi gerilim gölgesinde güç arıyor
Tunus'ta ekonomik sorunlar ve siyasi gerilim sürerken sendikaların düzenlediği yürüyüş, muhalefetin Kays Said yönetimine karşı gücünü yeniden tartışmaya açtı.
UHABERHaber Merkezi
10 Ekim 2026 Cumartesi 2 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- Önce Tunus sloganıyla düzenlenen yürüyüş ekonomik sorunlara tepkiyi birleştirmeyi amaçlıyor.
- Sendika yetkilileri genel grevin ulusal kurumları korumak için gerekli hale geldiğini belirtiyor.
- İktidar kanadı ise sendikaların çözüme yönelik yeni öneriler sunamadığını savunuyor.
Tunus'ta derinleşen ekonomik kriz ve siyasi gerilimlerin ortasında, toplumsal muhalefetin en önemli aktörlerinden biri olan Tunus Genel İşçi Sendikası (UGTT) öncülüğünde yeni bir hareketlilik yaşanıyor. 'Önce Tunus, Halk Her Şeyin Üstündedir' sloganıyla planlanan ulusal yürüyüş, sendikaların Cumhurbaşkanı Kays Said yönetimine karşı toplumsal desteği harekete geçirme kapasitesini yeniden gündeme taşıdı.
Yürüyüşü organize eden yapılar; alım gücündeki düşüş, işsizlik, kamu hizmetlerindeki aksamalar ve hak ile özgürlükler alanındaki gerilemelere dikkat çekiyor. UGTT Genel Sekreteri Selahaddin es-Salmi, bölgesel temsilcilerle yaptığı toplantıda ulusal kurumları savunmak adına genel grevin kaçınılmaz hale geldiğini ve zamanı geldiğinde grev tarihinin açıklanacağını ifade etmişti.
2>İktidarla Müzakere Arayışı ve İç TartışmalarSendika içindeki muhalif gruplar, bu eylemlerin temel amaçlarından birinin iktidarla diyalog kanallarını yeniden açmak olduğunu değerlendiriyor. 17 Ekim yürüyüşünün, sendikanın mevcut toplumsal gücünü ve mücadele kapasitesini test etmek açısından kritik bir gösterge olacağı belirtiliyor. UGTT'nin yaşadığı mali sıkıntılar ve iç görüş ayrılıkları nedeniyle geniş çaplı eylemleri örgütlemekte zorlandığı da dile getirilen görüşler arasında yer alıyor.
Diğer yandan iktidara yakın çevreler, yürüyüş çağrısını gösteri hakkı çerçevesinde değerlendirirken sendikaların eski gücünde olmadığını savunuyor. İktidar temsilcileri, yönetimin aracı kurumlar yerine doğrudan vatandaşla iletişim kurmayı seçtiğini ve muhalif çevrelerin öneri sunmakta yetersiz kaldığını ileri sürüyor.
2>Siyasi Ayrışma Devam EdiyorCumhurbaşkanı Kays Said'in 25 Temmuz 2021 tarihinde parlamentonun faaliyetlerini askıya alması ve ardından feshetmesiyle başlayan olağanüstü süreç, ülkedeki siyasi bölünmeyi derinleştirdi. Yeni anayasa referandumu ve erken seçimlerle pekişen bu süreç, bazı kesimler tarafından 'tek adam yönetimi' olarak nitelendirilirken, bazı çevrelerce devrimin hedeflerini koruma adımı olarak savunuluyor.
Görev süresi Ekim 2029'a kadar devam edecek olan Cumhurbaşkanı Said, adımların devletin çöküşünü engellemek için hukuka uygun atıldığını vurguluyor. Yapılan eylemler ise hem ekonomik tepkilerin hem de siyasi ayrışmanın ne boyutta birleşebileceğini gözler önüne seriyor.