İsviçre'de ırkçılık vakaları yüksek seviyede seyretmeye devam ediyor
İsviçre'de yapılan araştırmaya göre ırkçılık vakalarındaki artış hızı yavaşlasa da yüksek sayıların kalıcı hale gelmesi endişe yaratıyor.
UHABERHaber Merkezi
10 Ekim 2026 Cumartesi 2 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- İsviçre'de 2025 yılında 1245 ırkçı ayrımcılık vakası kayıtlara geçti.
- En çok vaka eğitim alanlarında, iş yerlerinde ve kamusal alanlarda yaşandı.
- Çevrim içi nefret söylemlerinde en fazla artış Müslüman karşıtı içeriklerde görüldü.
İsviçre Irkçılık Mağdurları için Danışmanlık Ağı tarafından hazırlanan son raporda, ülkede 2025 yılı boyunca 1245 ırkçı ayrımcılık vakasının belgelendiği açıklandı. Bir önceki yıla kıyasla 34 vaka artış anlamına gelen bu tablo, oran olarak yüzde 3'ün biraz altında bir yükselişe denk geliyor. Yetkililer, 2024'teki yüzde 40'lık keskin artışın ardından rakamların bu yüksek seviyede durağanlaşmasının endişe verici olduğunu belirtiyor.
Edinilen bilgiye göre ırkçılık vakalarının en sık görüldüğü yerler arasında okullar, iş yerleri, sokaklar ve kamusal alanlar başı çekiyor. Kayıtlara geçen olaylar incelendiğinde ayrımcılığın ağırlıklı olarak siyahilere, yabancılara ve Müslümanlara yönelik gerçekleştiği görülüyor. Yıl içerisinde siyahilere karşı 406, yabancı düşmanlığı kaynaklı 369 ve Müslümanları hedef alan 281 ırkçılık vakası rapor edildi. Müslüman karşıtı ayrımcılık, en fazla artış gösteren alan olarak öne çıktı.
Çevrim İçi Nefret Söyleminde Belirgin Artış
İnternet ortamındaki nefret söylemlerine yönelik bildirimlerde de ciddi bir artış yaşandı. Çevrim içi platformlar üzerinden yapılan nefret söylemi bildirimleri bir önceki yıl 302 seviyesindeyken, 2025 yılında 552'ye yükseldi. En çok ihbar yapılan mecralar sıralamasında Instagram, Facebook, X ve TikTok ilk sıraları paylaştı. İnternetteki içeriklerde ise en çok Müslüman karşıtı ırkçılık ve antisemitizm unsurları tespit edildi.
Siyasi Tartışmalar ve Kutuplaşma
Raporda, kayıtlara giren verilerin gerçek durumun sadece küçük bir kısmını yansıttığı, çeşitli çekinceler nedeniyle bildirilmeyen vakalarla birlikte asıl tablonun çok daha ağır olduğu vurgulandı. Öte yandan ülkede düzenlenen nüfus kısıtlamasına yönelik halk oylaması sürecinin de ırkçı söylemleri ve göçmen karşıtı tartışmaları tetiklediği, toplumdaki kutuplaşmayı artırdığı ifade ediliyor.