BM'de Veto Krizi ve Reform Tartışmaları Sürüyor
Kuruluşunun üzerinden 81 yıl geçen Birleşmiş Milletler'de Güvenlik Konseyi'nin veto sorunu ve işlevsizliği sorgulanıyor. Uzmanlar küresel çapta acil reform taleplerine dikkat çekiyor.
UHABERHaber Merkezi
23 Ekim 2026 Cuma 1 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- BM Güvenlik Konseyi, krizlerde yetersiz kalması ve veto sorunu nedeniyle eleştiriliyor.
- Yapısal reformlar için BM Genel Kurulu ve 5 daimi üyenin onayı gerekiyor.
- Uzmanlar, veto hakkının suistimal edilmesinin uluslararası hukuku zedelediğini belirtiyor.
- Afrika kıtasının Konsey'de daimi temsilcisinin bulunmaması adaletsizlik olarak değerlendiriliyor.
Savaşların önlenmesi ve küresel güvenliğin tesisi amacıyla 24 Ekim 1945'te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 81 yıllık geçmişine rağmen işlevselliği ve yapısal sorunlarıyla tartışılmaya devam ediyor. Özellikle Güvenlik Konseyi'ndeki veto mekanizması, krizlerin çözümünde büyük bir engel olarak öne çıkıyor.
Veto Sorunu ve Reform Engelleri
Çin, Fransa, Rusya, İngiltere ve ABD'den oluşan daimi üyelerin elindeki veto yetkisi; Gazze, Ukrayna ve Sudan gibi krizlerde BM'nin etkin bir inisiyatif almasını engelliyor. Uzmanlar, bu durumun örgütün kuruluş felsefesine ve uluslararası hukukun ruhuna aykırı olduğunu vurguluyor.
BM Şartı'nın değiştirilmesini gerektiren kapsamlı reformlar için hem Genel Kurul'da üçte iki çoğunluk hem de beş daimi üyenin onayının yanı sıra üye ülkelerin ulusal meclislerinde onay süreci gerekiyor. Bu bürokratik yapı, değişim taleplerini zorlaştırıyor.
Temsil Adaletsizliği ve Finansal Kriz
Güney Afrika Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Kıdemli Araştırmacısı Dr. Gustavo de Carvalho ve eski BM Kıdemli Hukukçusu Mona Ali Khalil, son yıllardaki kararların önemli bir kısmını ilgilendirmesine rağmen Afrika kıtasının Güvenlik Konseyi'nde daimi bir koltuğunun bulunmadığına dikkat çekiyor. Ayrıca ödenmemiş aidatlar nedeniyle örgütün finansal sürdürülebilirliğinin tehlikede olduğu ifade ediliyor.