BM duyurdu: Gazze'de 50 bin kadın ve kız çocuğu yaşamını yitirdi ya da yaralandı
BM Kadın Birimi, Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de yaklaşık 50 bin kadın ve kız çocuğunun öldüğünü veya ağır yaralandığını açıkladı. Ateşkese rağmen can kayıpları sürüyor.
UHABERHaber Merkezi
9 Ekim 2026 Cuma 2 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- Gazze'de her 21 kadın ve kız çocuğundan biri hayatını kaybetti veya ağır yaralandı.
- Saldırılarda 38 binden fazla kadın ölürken 11 bin 700'ü kalıcı engellerle baş başa kaldı.
- Ekim 2025'te sağlanan ateşkesten bu yana 277 kadın ve kız çocuğu yaşamını yitirdi.
Birleşmiş Milletler Kadın Birimi Cenevre Ofisi Direktörü Sofia Calltorp, İsrail'in saldırıları ve ablukası altında bulunan Gazze'deki insanlık dramına ilişkin kritik verileri paylaştı. Edinilen bilgiye göre, Gazze'deki acının boyutunun en belirgin şekilde kadınlar ve kız çocuklarının yaşadıkları üzerinden ölçülebileceği vurgulandı.
Saldırılarda Acı Bilanço: Her 21 Kadından Biri Etkilendi
Açıklamada, Ekim 2023'ten bu yana yaklaşık 50 bin kadın ve kız çocuğunun öldürüldüğü ya da ağır yaralandığı tahmin ediliyor. Bu süreçte 38 binden fazla kadın hayatını kaybederken, 11 bin 700 kadın ise yaşam boyu sürecek engellere yol açan ağır yaralar aldı. Bilanço, Gazze'deki her 21 kadın ve kız çocuğundan birine karşılık geliyor.
Kayıpların büyük bir kısmının saldırıların ilk yıllarında yaşandığını belirten yetkililer, bir yıl önce yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen kadınlar ve kız çocuklarının hayatını kaybetmeye devam ettiğine dikkat çekti. Nitekim ateşkesin sağlandığı Ekim 2025'ten bu yana bölgede 277 kadın ve kız çocuğu daha yaşamını yitirdi.
Uluslararası Hukuk ve Koruma Çağrısı
Bölgede kadınların liderliğindeki kuruluşlar ve hak örgütleriyle birlikte yardım çalışmalarının sürdürüldüğü ifade edildi. Gazze'de devasa boyutta bir kolektif acı yaşandığını belirten yetkililer, kadınların ailelerini ayakta tutabilmek ve yaşamı yeniden inşa edebilmek adına yoğun bir çaba sarf ettiğini dile getirdi.
Açıklamanın sonunda, Gazze'de ateşkesin tam olarak uygulanması, uluslararası hukuka riayet edilmesi, yaşanan ihlallerin hesabının sorulması ve kadınlar ile kız çocuklarının korunması gerektiği çağrısı yinelendi.