ABD'nin ilk Müslüman senatörü Abdul el-Sayed oldu
Michigan'da senatör seçilen Abdul el-Sayed, İsrail lobisinin engellemelerine ve inancı nedeniyle hedef alınmasına rağmen ABD tarihinde Senatoya giren ilk Müslüman siyasetçi oldu.
UHABERHaber Merkezi
4 Kasım 2026 Çarşamba 2 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- Abdul el-Sayed, Michigan'da Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers'ı geride bırakarak Senatoya girdi.
- İsrail yanlısı lobi grubu AIPAC'ın rakibine karşı milyonlarca dolar harcadığı belirtildi.
- Sayed, kampanya sürecinde Donald Trump ve Cumhuriyetçilerin hedefi haline geldi.
- Eski sağlık yöneticisi olan Sayed, halk sağlığı ve göçmenlik reformu çıkışlarıyla tanınıyor.
ABD ara seçimlerinde Michigan'dan senatör seçilen Mısır asıllı Demokrat Abdul el-Sayed, İsrail lobisinin rakibine desteğine ve dini inancı nedeniyle hedef alınmasına rağmen Senatoya giren ilk Müslüman olarak tarihe geçti.
Seçim Süreci ve Zorluklar
Sayed, çekişmeli eyaletlerden Michigan'da Senato yarışında eski Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Mike Rogers'a karşı zafer kazandı. Edinilen bilgiye göre, Başkan Donald Trump ve Cumhuriyetçilerin Müslüman kimliğini hedef alması, hakkında ortaya atılan çeşitli iddialar ve İsrail lobisinin rakip adaya yaptığı büyük bağışlara rağmen seçimi kazanması dikkat çekti. Özellikle İsrail yanlısı lobi grubu AIPAC'ın rakip adayı desteklemek için büyük harcamalar yaptığı ifade edildi.
Eğitim ve Kariyer Geçmişi
Asıl ismi Abdulrahman Muhammed el-Sayed olan 42 yaşındaki siyasetçi, Michigan Üniversitesinde biyoloji ve siyaset bilimi eğitimi aldıktan sonra Columbia Üniversitesinden tıp doktorluğu, Oxford Üniversitesinden ise halk sağlığı alanında doktora derecesi aldı. Detroit Sağlık İdaresinin başkanlığını yürüterek burayı yeniden yapılandıran Sayed, daha sonra Wayne County'nin Sağlık, İnsan ve Gazi Hizmetleri İdaresinde görev yaptı ve vatandaşların tıbbi borçlarının silinmesi gibi projelere öncülük etti.
Siyasi Görüşleri ve Reform Çıkışları
Gazze'de yaşananlar nedeniyle İsrail'e yönelik eleştirileriyle ve bu ülkeye yardımların kesilmesi gerektiği yönündeki söylemleriyle öne çıkan Sayed; herkes için sağlık sigortası, göç politikasında adil düzenlemeler ve Yüksek Mahkeme görev sürelerine sınır getirilmesi gibi reformları savundu. Sosyalist olmadığını, kapitalizmin düzenlenmesi gerektiğine inandığını belirten Sayed, ABD siyasetinde Müslüman kimliğinin daha görünür olmasına öncülük etti.