ABD ara seçimlerinde Kongre dengesini belirleyecek 8 eyalet öne çıkıyor
ABD'de Kongre'nin yapısını ve yasama gündemini şekillendirecek 3 Kasım ara seçimleri yaklaşırken, Senato kontrolü için kritik önem taşıyan 8 eyaletteki çekişmeli yarışlar dikkat çekiyor.
UHABERHaber Merkezi
28 Ekim 2026 Çarşamba 1 dk okuma
Fotoğraf: AA
Kısaca
- Temsilciler Meclisi'nin tamamı ve Senato'daki 35 sandalye için 3 Kasım'da sandık gidilecek.
- Cumhuriyetçilerin Senato'da 53, muhalefet bloğunun ise 47 sandalyesi bulunuyor.
- Michigan, Teksas, Ohio ve Alaska gibi eyaletlerde anket sonuçları kıyasıya bir yarışa işaret ediyor.
ABD genelindeki seçmenler, Kongre'nin yapısını yeniden şekillendirebilecek ve ABD Başkanı Donald Trump'ın görev süresinin son iki yılında yasama gündemini ilerletme kapasitesini belirleyecek ara seçimler için 3 Kasım'da sandık başına gidecek. Temsilciler Meclisi'ndeki 435 sandalyenin tamamı ile Senato'daki 100 sandalyeden 35'i için yapılacak seçimler öncesinde Senato'da Cumhuriyetçilerin 53, muhalefet bloğunun ise 47 sandalyesi bulunuyor. Demokratların Senato'da çoğunluğu elde edebilmesi için net 4 sandalye kazanması gerekiyor.
Kritik Eyaletlerde Anket Yarışı
Kamuoyu yoklamaları, Cumhuriyetçilerin elindeki bazı eyaletlerde çekişmeli yarışlar yaşandığını gösterirken, Demokratlar da mevcut sandalyelerini korumaya çalışıyor. Michigan'da Demokrat Abdul El-Sayed ile eski Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Mike Rogers yarışırken, Maine'de Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins ile Demokrat Troy Jackson karşı karşıya geliyor. Teksas'ta ise Cumhuriyetçi Ken Paxton ile Demokrat James Talarico arasındaki mücadele dikkat çekiyor.
Dengeyi Değiştirebilecek Diğer Eyaletler
Ohio, Alaska, Iowa, Kansas ve North Carolina gibi eyaletlerde de adaylar son virajda seçmen desteğini artırmaya çalışıyor. Özellikle Alaska'daki sıralamalı tercihli oylama sistemi ve Nebraska'da bağımsız aday Dan Osborn'un durumu, Senato'daki kontrol dengesine ilişkin hesaplamaları karmaşıklaştırabiliyor. Edinilen bilgiye göre, anketlerde bazı eyaletlerde adaylar arasında farkın oldukça az olduğu ve kararsız seçmenlerin oranının belirleyici olacağı ifade ediliyor.